Gökçeada Tepeköy

Gökçeada Gezi Rehberi-3

Mükemmel devam eden Gökçeada tatilimizde keşiflere devam ediyoruz. Her geçen gün Gökçeada‘nın yeni bir güzelliği ile karşılaşıyoruz. Gezimizin üçüncü gününde Tepeköy ve bu köyün hemen altında yer alan ören yeri çınaraltına uğradık. Tepeköy, Gökçeada’nın en yüksek tepelerinden birine kurulmuş, küçük ve dar sokaklara sahip bir Rum köyü. Bu köyün korsan saldırıları nedeniyle iç kesimlerde yüksek bir tepeye yapıldığı söyleniyor.

Tepeköy konum olarak, Zeytinli Barajı’na hakim bir tepede kurulmuş. Köyün bilinen en eski adı Agridia. Köyde bulunan ortaokul son yıllarda restorasyondan geçirilerek geçtiğimiz yıl eğitim hizmeti vermeye başlamış. 2015 yılında meydana gelen depremde adadaki en büyük hasarı gören Tepeköy’ün kış nüfusu 20 kişi civarındayken özellikle yaz aylarındaki Rumların dini törenleri ve Meryem Ana Şenlikleri‘nde çok sayıda Yunan ve Rum vatandaşın köye gelmesiyle günlük nüfus 2.000 kişinin üzerine çıkıyor.

Tepeköy’ün hemen altında herkesin bahsettiği bir piknik alanı bulunuyor. Burada koruma altına alınmış 600 yıllık bir çınar ağacı da bulunduğu için adalılar buraya çınaraltı diyor. Çınaraltında mükemmel bir kaynak suyu var, yaz aylarında buz gibi akan bu su bizi kendimize getirdi açıkçası, zaten adanın içme suyunun bir kısmı bu kaynaktan sağlanıyormuş. Ayrıca bu tarihi alanda daha önceki yıllarda bir jandarma karakolu da gözetleme amacıyla hizmet vermiş. Şu anda sadece kalıntıları bulunan bu karakol geçtiğimiz yıllarda yıkılarak hizmetine son verilmiş, ancak halen stratejik olarak önemli bir nokta olarak önemini koruduğu kesin. Tam karşıdaki Semadirek (Samothrace) adasına oldukça hakim bir alandaki Tepeköy çınaraltı mevkiinde piknik yapmanın yanı sıra fotograf tutkunları için de oldukça elverişli bir manzara bulunuyor. Gerek gün batımı gerekse gündoğumu için mükemmel fotograflar yakalayabilirsiniz.

Tepeköy Çınaraltı Meyve Cenneti

Bu alan adanın meşhur meyvesi karadut ağaçlarıyla dolu, kesinlikle belirtmemiz gerekli ki daha önce bu kadar lezzetlisini üstelik dalından hiç yememiştik. Çınaraltındaki piknik alanından denize doğru giden patikaları kendinize yol bularak meyve ağaçlarını keşfedebilir, doğa yürüyüşü seviyorsanız deniz kıyısına kadar inebilirsiniz. Trekking için gerçekten çok uygun bir arazi yapısına sahip Tepeköy, her yönüyle bizi kendimize getiren doğal alanlardan biri oldu.

Çınaraltından dönüşte tekrar köy meydanına dönüyoruz ve meydana bulunan kahvede adanın meşhur dibek kahvesinin tadına bakıyoruz. Eski köy yapısının korunduğu Tepeköy, çok kültürlü bir yaşam tarzının benimsenmesine rağmen korunmuş durumda. Türkler ve Rumlar adanın her yerinde olduğu gibi burada da sanki aralarında hiç bir kültürel fark yokmuşçasına kardeşçe yaşamaya devam ediyorlar, bu tür köyleri dolaşmak, bu köylerde yaşayanlarla sohbet etmek insanı güzel günler için umutlandırıp mutlu etmeye yetiyor.

Gezi notları serimizin 2. yazısı için tıklayın.

Yorumunuzu Yazın

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır, lütfen tüm alanları doğru şekilde doldurunuz.