Gökçeada Gezi Notları-2

Gökçeada’daki tatilimizin ikinci gününde sabah kahvaltısı için Kaleköy’deki İmroz Poseidon’da yerimizi ayırttık ve hemen mükemmel manzaraya sahip bu mekana hareket ettik. Yukarı Kaleköy‘de yer alan tarihi kalenin hemen önünde konumlanmış İmroz Poseidon, daha çok gün batımı keyfi sürülen bir yer olarak bilinse de harika bir kahvaltı sunuyor diyebiliriz. Güne keyifli başlamak isteyenler için herşey var, mükemmel bir manzara, şanslıysanız hafif bir Gökçeada esintisi.

Kahvaltımızı yaptıktan hemen sonra Gökçeada‘nın güney kıyılarında yer alan Laz Koyu’na gitmek üzere yola çıktık, Laz Koyu’na iki yoldan gidilebiliyor. Birincisi Dereköy girişinde Laz Koyu sapağı ile gidilen yol, ikincisi ise Zeytinliköy Barajı’ndan sonra Kapıkaya’dan geçen yol. Biz Kapıkaya’yı da merak ettiğimiz için Kapıkaya üzerinden gitmeyi tercih ettik. Kapıkaya’ya gidene kadar yol boyunca gür çam ormanları içerisinden ilerledik, Cigura Organik Çiftliği ve Soykan Çiftliği‘nin de bu yol üzerinde olduğunu hemen belirtelim. Katettiğimiz her kilometrede adada çok sayıda sürprizle karşılaşacağımızı farketmiş olsak da bir an yolun bittiğini sandığımız Kapıkaya’ya varınca bu kayaların adının nereden geldiğini anlamış olduk. Gerçekten ilk gördüğünüzde yolun kayalarda bittiğini ve devam edemeyeceğinizi sanıyorsunuz ancak o devasa kayaların arasından geçince denize ve güneşe ulaşıyorsunuz, bu yönüyle fantastik bir yapıya sahip Kapıkaya. Kapıkaya’dan geçtikten sonra yolun sol tarafı Kefaloz, sağ tarafı ise Laz Koyu’na devam ediyor. Biz rotamızı Laz Koyu olarak belirlediğimiz için Laz Koyu’na hareket ediyoruz.

Laz Koyu, araçla inilmesi zor sayılabilecek bir koy, bu nedenle aracımızı biraz daha yukarıda bulunan bir tepede bırakıyoruz. Tepeden baktığınızda gerçekten mükemmel bir koy ile tanıştığınızı hissedebiliyorsunuz. Sıcak yaz günle

Gökçeada Laz Koyu Yolu

rinde biraz daha kalabalıklaştığını söyleyenler olmuştu ancak biz gittiğimizde yaklaşık 20 kişi vardı. Kısacası deniz keyfi için ideal bir koy ancak Gökçeada’nın imar planları nedeniyle neredeyse hiç işletme yok, bu nedenle su, içecek ve yiyecek için tedarikli gitmenizi öneririm.

Laz Koyu, gün boyunca güneş alıyor, bu koyun hemen üst bölümünde bulunan tepeden gün batımını izlemek ise gerçekten büyük keyif. Ege Denizi’nin belki de adı hiç duyulmamış bu koyu, her yıl pek çok kez reklamı yapılan koylar kadar güzel ve onlardan çok daha bakir olarak korunabilmiş durumda. İlerleyen yıllarda Laz Koyu çevresinin imara açılmasıyla bu güzelliğini kaybedebileceği konuşuluyor, ancak bilinçli planlarla ülkemizin en değerli plajları ve koyları Gökçeada’nın bu bölgesinde oluşturulabilir.

Gökçeada Gezi Notları yazı dizimizin 3. yazısında görüşmek üzere.

Yorumunuzu Yazın

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır, lütfen tüm alanları doğru şekilde doldurunuz.